Eki 172012
 

Bir akşam bizim lisenin son sınıf öğrencileri okulun “seyahat kulübüne” ait cipini çalıp devirmişler.

Gecenin geç bir saatinde okulun müdürü Mr. Bull bütün yatılıları arka bahçeye toplayıp bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, “insanlar ikiye ayrılır” diye başladı, “bildiğimiz normal insanlar ve öğrenciler”.

Çok gülmüştüm.

Bu “ikiye ayrılır” tanımlamasını da sonra her eğlenmek istediğimde kullanmıştım.

Dün bir haber yayınladık.

O zaman Mr. Bull aklıma geldi.

“İnsanlar ikiye ayrılır, bildiğimiz normal insanlar ve herkes ne der diye aldırmayanlar.”

Biliyorum, herkes, “herkes ne der” diye düşünür.

Belki de “herkesin” ortak özelliği budur.

Herkes, herkesten korkar.

Bir lanet gibidir bu laf, insanlar tutulup kalırlar bu laf karşısında.

“Herkes ne der?”

Kibrimi affedin ama biz bu laftan hiç hoşlanmayız.

Bir adam bize derdini anlatmış, haklı gözüküyor.

Biz onun dediklerini yazarız.

İnsanları koruyabilmek için gazete çıkartıyoruz.

Kim oldukları hiç önemli değil.

Emin olun, kimin ne dediği de önemli değil.

Doğru olduğuna inandığımız sürece biz her haberi koyarız bu gazeteye.

Ha, onun aksini söyleyip kanıtlayan olursa onu da koyarız, onu söyleyenin de kim olduğu önemli değil.

“Herkes ne diyecek” diye düşünenler pek bir şey yapamazlar.

Ne kimseyi koruyabilirler, ne de kimseye bir hayırları olur.

Herkesten korkarlar.

Ve, “herkes” olurlar.

Biz “herkes” olmak istemiyoruz.

“Herkes ne der” lafından korkmak da istemiyoruz.

Sevmiyoruz böyle korkuları.

Yıllarca önce çok sevdiğim biri vardı.

Bana hep aynı soruyu sorardı.

“Herkes bana deli dese, doktorlar deli olduğumu söylese, beni bir hastaneye kapatsalar ve ben sana deli olmadığımı söylesem, bana inanır mısın?”

Herkes “deli olduğunu” söylese ve o “ben deli değilim” dese…

İnanır mısınız?

İnanırsanız “herkes” ne der sonra?

Ben inanırım.

Çünkü çok basit bir soru takılır aklıma.

“Ya deli değilse… Ve güvendiği tek insan da ona inanmazsa, onu kim kurtaracak?”

Size sığınan birini korumak önemlidir.

Hatta bana sorarsanız, kendinizi korumaktan daha önemlidir.

Koruyabileceğiniz biri varsa, siz “herkes ne der” diye düşünüp korkar ve kendinizi korumaya çalışırsanız, benim gözümde bir alçaktan başka bir şey olmazsınız.

Boş verin “herkes” ne derse desin.

Bazen sizin ne dediğiniz, “herkesin” ne dediğinden daha önemlidir.

İmkânınız varken birini korumazsanız, bunu kimse bilmediğinden, kimse sizin için “bir şey” demez.

Ama kendiniz bilirsiniz.

Korktuğunuzu bilirsiniz.

“Herkes ne der” diye düşündüğünüzü bilirsiniz.

Size güvenen birini, kendinizi korumak için sattığınızı bilirsiniz.

Bunun utancı, herkesin ne dediğinden daha ağır bir yüktür insana.

Herkes korkar herkesten.

Peki, “herkes” olmayı bu kadar istiyor musunuz?

Neredeyse bütün hayatınız “herkesten ne kadar farklı olduğunuzu” anlatmakla geçiyor.

Ama hiç kimseye söylemeseniz bile “herkes ne der” diye içinizden geçirdiğiniz anda, o hiç de benzemek istemediğiniz “herkesin” parçası oluveriyorsunuz.

Sürülere katılmak rahattır, ezberlenmiş ortak klişeleri tekrarlamak rahattır, “herkesin” beğeneceği lafları söylemek rahattır, “herkesin” kızdığına onlarla birlikte kızmak, “herkesin” sevdiğini onlarla birlikte sevmek rahattır, kolay kahramanlıklar, kolay muhalefetler rahattır.

Ezberlenmiş lafların, ezberlenmiş davranışların içine girer sürünüzle birlikte yatarsınız.

Herkes olursunuz.

“Herkes” kimlerden oluşur, biliyor musunuz?

“Hiç kimse”lerden oluşur.

Herkesin parçası bir hiç kimse olursunuz.

Herkesin “deli” dediği biri size sığınır ve “ben deli değilim” derse, onu korumaz, korkar kaçarsınız.

Herkes olmayı sevmiyoruz… Hiç kimse olmayı da sevmiyoruz.

Buraya, bu gazeteye sığınan herkesi, haklı olduğuna inandığımız sürece koruruz.

“Herkes ne der?”

Bundan mı korkuyorsunuz?

Korkmayın, bırakın ne derlerse desinler, birini savunduğunuzda artık “herkes” olmaktan çıkar ve “herkesin” ne dediğine aldırmazsınız.

A. Altan

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: