Şub 052013
 

imagesCAYLYW0L” Ask, hakketmeyen insani, sizin alip tasidiginiz o “ çok ozel” yerdir…

Kac kisi masum bir aski hakkediyor ?? Kac kisi o aska sahip cikabiliyor ?? Ve kac kisi askin hakkini verebiliyor ?

Aska dair bir inancim kalmadi. Cevremde yasanan asklara baktikca ne kadar yozlasmis diyorum. Ihanet.. Yalan.. Riya… Sahtekarliklar.. Artik hayatimizin her bolumunde gordugumuz çöküş askta da var..

Bedenlerin tadi her bedenden alinirken, askin ne anlami var? Hangi beden asksiz , tutkusuz dokunur bir diger bedene? Bunu sorgulamadan yasanan sevismeler..

Seni seviyorum sozunun anlamini yitirmesi bundan mi? Adam kadina “seni seviyorum” diyor.. Kadin gulumsuyor.. Inanmiyor.. Inanmiyor cunku kadin icin, seni seviyorum sozcugu erozyona ugramis.. Kadin adama “seni seviyorum” diyor..

Adam inanmiyor.. Ve bunun ismi ask oluyor.. Neden gerceklere kapatiriz kendimizi de o gerceklerle yuzlesmeyiz?? Seni seviyorum’lar sadece iki kelimede kaliyor. Hakkini veremiyoruz. Hercai gonuller.. Tatminsizlik. Inanclarin yok olusu.. Paranoyalar..

Peki ama neden??

Bana gore ilk neden , cok kolay olusu.. Kolay dokunuslar yasanmasi.. Bugun yasarim yarin biter.. O anlik , bir anlik sevismeler.. Dokunmak anlamini yitirince, dogaldir kolay dokunmalar..

Askla, tutkuyla sevismenin yerini alabilirmi bedensel sevismeler?? Aliyor.. Bir anlik gecici zevkler ugruna, ne asklar son buluyor.. Ardindan inanclar yok oluyor.. Vurdumduymaz olmazsan, aci basliyor..

Ikinci nedene gelince.. Teknoloji.. Sanal iliskiler.. Sanal asklar.. Ve en korkuncu sanal sevismeler.. Iki insan, birbirini gormeden ekranin ardindan ask yasiyor. Bunun adina ruhlara dokunmak deniyor. Iki ruh birbirine tutsak, kilometreler arada engel degil.. adam aşık olmus klavyesine.. Kim tutar… Kelimelere aşık olmak..

Peki ama o kelimelerin arkasindaki insan nerde?? O insani taniyormusunuz sahiden?? Karsilasma imkaniniz yuzde kac?? Ve bunun adina Ask deniyor.. Ekranin ardindaki insan guzel sozler kullaniyor. Askim… Bebegim.. Sevgilim.. Kim bu askin?? Ne kadarina dokundun o askin? Ne kadari senin?? Paylasabildigin ne? Ve sonra inanmak gerekiyor.

Inaniyormusun seni gercekten sevdigime?? Ah! evet… Peki ya bir baskasi cikarda ayni sanallikta, kelimeleri ile gene senin eksik yanina, kalbine dokunacak olursa?? Dur mu diyeceksin ona??? Haydaaa nerden ciktin simdi sen?? Guzel guzel ask(cilik) yasiyordum..

Simdi sen, onun bana hissettiremedigi bazi seyleri mi hissettirmek istiyorsun?? Ya hissedecek olursam?? Hani ben sıkı aşıktim?? Hani ondan baskasini gormuyordu gozum. Hani hep onun gelmesini bekliyordum saatlerce?? Hmm beklerken arada sen cikmissin birsey farkeder mi? Hem canimda sIkilmaz. Daha kolay gecer zaman..

Iste tam o anda Sevgili cikagelir.. Acilir kucuk bir pencere.. Kirmizi renkli.. Sicacik bir merhaba ile.. Diger kirmizi pencereyi kapatabilecek mi heyecan arayan gonul? Ve perde! Adam ya da kadin, tercihini kullanamama zayifligiyla baslar oyun..Ve adina aşk denir aşk..

Iki pencere arasinda gidip gelen ask, sonunda eline, yuzune, gozune bulastirir daha fazlasini istedigi icin..Ve her ikisinden de olur.. Ve ask denir bunun adina ask..

Birisi daha sicakti, bir digeri daha magrur.. Biri daha cok seviyordu sanki..Digeri ise gostermiyordu sevdigini..Suc benim mi ? Gostermesini bilseydi.. Gosteremediyse sevgisini benim arayislarimda mi kabahat?? Ama bir digeri sevgisini gosteremesede daha gercekti sanki..

Gel gitler.. Paramparca oluslar.. Inanclarin yikimi.. Ve yeniden aska sarilmak.. Olmayan , vizyon olan aska sarilmak.. Yeni yanilgilara, yeni ihanetlere kucak acmak..

Peki ya Gercek asklar???

Onlar gecmis zamanda kaldilar.. Onlar sadiktilar. Onlar askin hakkini verenlerdi.. O zamanlar ne teknoloji vardi boyle ne de ihanetler.. Masumdu asklar.. Kirletilmemisti henuz duygular… Adam uzaktan gorurdu kadini..Kadin urkek bakardi hoslandigi adama.. Anlamamasi icin gozlerini kacirirdi..

Platonik asklar yasanirdi eskiden.. Uzaktan uzaga bakismalar.. Korkardi kaybetmekten insanlar sevdiklerini.. Ozeldi asklar. El ele tutusabilmek icin inandirmaniz gerekirdi askinizi. Ve gizli yerlerde tutabilirdiniz birbirinizin ellerini.. Yeni gelisen discolar..

Her genc kizin izin alipta gidemedigi.. Bu yuzden daha da cazipti asklar.. Gunduz bile cikabilmek icin disari sevdiginiz insanla , binbir dereden su getirmeniz gerekirdi. Ugrunda caba harcamadiginiz tek bir ask bile yoktu.. Ask askti o zamanlar…

Gozlerin icine bakarak soylediginizde seni seviyorum’lar deger kazanirdi. Bilirdiniz gozler yalan soyleyemez.. Ve dokunuslar.. Ozeldiler.. Askla dokunmanin hazzini yasardiniz.. Korkusuz asklar.. Suphesiz asklar.. Paranoya yasamadiginiz masum ve guzel asklar.. Hepsi gecmiste kaldilar..

Izin alarak opustunuz mu siz hic? Sevdiginizin sizi opmesiyle kirilabilecek olmasini dusundunuz mu? Ya onu incitecek olursam?? Ya beni yanlis anlayacak olursa?? Ya onu kullaniyorum sanarsa?? Ya o urkek bakisli ceylani elimden kaciracak olursam???

Ask emekti.. Ask ozen isterdi.. Ask hakkini verebilmekti askin..Simdilerde herkesin dilinde bir soz.. Sorgulamadan yasadiklari askin acisini belli eden .Kirilgan, icli sesler..;

“Kimse Sevgimi hakketmiyor!….”

Evet, Hakketmiyor.. Cunku; kimse aski bilmiyor.. Kimse aska hakkini vermiyor..
“Mucukssssss ve mujakssss” lar yettigi surece de kimse kimsenin sevgisini hakketmeyecek..

Ve zavalli Ask , kelimelerden oteye gidemeyecek.. ”

alıntı..

 Posted by at 23:09

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: