gerçek

Eki 062012
 

Kırılgan bir dengedir bu umman,
İp atlayan ölüler çoğalıyor tarihin avuçlarında,
Gerçeğinde bir kara duman minik yüreklerin teninde,
Çatlamış topraklar kan çekiyor kan,
Üç beş kendini bilmezin elinde,
Tanıma beni ey dünya,
Benim oyuncağım,uçurtmalarım olmayacaksa,
Bombala beni ey dünya,
Kolum,ayağım bu toprağa basmayacaksa,

Sevdalım seslenecek bana dağların ardından,
Ve ben bir taş parçası,
Toz duman içinde başlayan bir savaşın,
Pamuk ipliğine bağlı bir kuklası kalacaksam,
Duyma beni ey dünya,
Çocuk aklımla ihanetse bana yaşamak,
Anlatma bana özgürlüğü,
Tanımlama,
Ben bilirim çektiğim acıları,
Ne bugünü,ne yarını,
Kalmayacaksa bana düşlerimin kalanı,
Yağmala beni ey dünya,
Bombala beni,

Kendi kendini zehirleyen bir gecede,
Korkulara salacaksan beni,
Ve geçip kameraların ardında,
Seyredeceksen beni,
Ağlama ey dünya,
Ağladıkça,
Gözyaşlarına boğma beni ey dünya,

Bir tarih atıp haberlerin başına,
Rant sağlayan kitapların sayfalarına,
Beş para etmez canımın hatırına,
Ve olmayan mezarımın kırılmış taşına,
Yazma beni ey dünya,
Anlama yaşadığım acıları Allah aşkına….

Birkan Askan.

Mar 042012
 

Bir aşk’a kaç aşk sığar..?/Kaç aşk bir aşk içinde yaşar..?/Ya da kaç aşk gerçek bir aşk eder..?/Bir aşk nasıl doğurur kendini, nasıl öldürür zamanın ACIMASIZ kollarında..

Yaşanmak için başlamaz mı herşey bu dünyada.. /Yaşanmaması düşünülen bir aşk var mıdır..?/ Aslında herşeyin bir şekilde sonuçlandığı bir dünyaya sahip olmak, sahip olunduğuna kendini inandırmak, yaşanılan her anın sonucuna varmak için uğraşılmayan bir dünyada yaşamak, ne kadar yorgun düşürür insanı..Ne kadar kaçırır aşktan kendini..Eğer yaşanılan herşeyden bir parça yorgunsa insan, gösterdiği çaba bu yorgunluğun hangi aşk cebinde saklıdır..?/.. Bir aşk’a kaç aşk sığar..Kaç aşk, bir aşk içinde aşk değil, gerçek olamaz..?/

Kelimeler arasında en çok kullanılan bir kavramı ne zaman unutur insan..Daha çok ne zaman, dilsizliğini aşk’a vurur yalnızlığının ıssız kıyılarında..Eline aldığı her kitapta neyi arar daha çok, her fotoğrafta hangi bakışı..zaman içinde hangi paylaşımı..Bir kalemde silip atmaya cesaret edebilir..?

Aşk’ı en çok ne zaman diline dolar insan..?/ İlk kez karşılaştığında mı, yoksa karşılaşmaktan bıktığı zamanlarda mı..?Yoksa sevdiği ile arasının bozulduğu anlarda mı..? Neden aşk denince insanın aklına sevdiği ile arasındaki yaşanmışlıklar gelip takılır..?/Yaşanmamış zamanların hayali ile çıkılan her yolda neden her defasında aşk, yolda bırakan rolünü oynar..? Yolda kalan aşk mıdır, yoksa yolu olmayan bir başlangıç mı..Bir tutku belki de, bir ihtiras, bir yolculuk..Sonunu düşünmeden..Sonsuzcasına..

Aşk her dönemde suçludur..Her dönemde içinde başka bir aşk’ı barındırmış olabilme ihtimali oldukça yüksek olmuştur..

İddialı bir genelleme gibi gelse de, aşk her zaman kendini yalnızlığa zorlayan bir kavram olarak bırakmıştır içimizde.. /Birileri tutup çıkarana kadar, sen daha önceleri nerelerdeydin dedirtene kadar, kendince, kendi içimize kapanık bir zamanı oynamıştır bizimle…

/İnsanın kendini eleştirmeye başladığı bir aşk’ta, oldukça anlamsız kalacak bir beraberliği sürdürebilmenin hesaplarına takılıp kalmak, bir süre sonra ne olursa olsun havalarına bürünüp, aşk’ı etten kemikten ayırıp, ruhtan sıyırıp atmak düşüncesini taşımak en büyük yanılgısını kucaklamıştır her başlangıcın.. Sonu olmayan başlangıçların aldatmaya yönelik girişimlerine taşınmıştır aşk.. Nedeni olmayan bir yolculukla..

/Yeniden başlamak, imajın aşk üzerindeki, yıpratılmış benliğine karşı yeniden yapılanma çabalarıdır.. Oysa karşı koymak ne zordur, boşluğun doğurduğu her aşk’a.. Belki de zamansızca, ölümüne göz yumulan bir aşk’a..

Soruların bitmediği, adeta gitgide yoğunlaştığı bir ilişkide kimsenin yaşadığı aşk, kim tarafından daha değerli olmaktadır..?/ Bugünün aşkını yarın hatırlayan kaç aşk vardır kendi içinde.. Olup bitene rağmen, “ demek ne kadar kolay gelir insana.. Yinede güzel demek için yaşanmıştır aşk.. Farkına varmadan, kimbilir belki kaç aşk, kaç vücutta, denmek için yaşanacak.. Yenilmeyen, içilmeyen ve yeri geldiği zaman umursanmayan bir aşk, ne kadar önem taşıyacak kendi adına..

Sayfalarca mektubun ne anlamı kalır, sonrası yaşanacaklar adına.. Unutulmayan tebessümün yerini alan unutkanlıklarla../Her yeni aşk içinde, günahı boynuna imaj çığırtkanlıkları ile ters-yüz olan hayat karşısında../Sormak gerekir elbet..Bir aşk’a kaç aşk sığar..? KAÇ AŞK UNUTTURUR KENDİNİ BİR AŞK İÇİNDE..? Vazgeçmenin ardına saklanan gururla..Yeni bir hayatın peşisıra.. Geriye dönüp bakmaksızın.. Günün birinde bir yerlerde dolanan varlığınının bilincinde..Bir sevgili hatırına..

Unutkanlığın ezberi tarafını yanına alarak, her aşkın kendi çıkmazında bıraktığı bir ilişki, nasıl hafifletir kendi acılarını yaşamak adına.. Birden fazla aşk yaşar insan.. Birinde bulamadığını, diğerinden tamamlamak için..Bir başka aşk kanatır geçmişin kapanmaya yüz tutan yaralarını.. Kabuk bağlamış her hatıra, içiçe sığdırılamamış anların toplamıdır bir bakıma..

Fotoğrafa alınmış fakat, negatiflerden çıkamamış iki gülümseyişin, iki anlamlı bakışın yorgunluğu ardında.. / Gün yüzüne çıkmamış bakışların karanlığına dair, gitgide suskunlaşan bir aşk’ın içinde, hangi uzaklıktan kaynaklanan bir başka aşk doğar../Hangi aşk daha dürüst, hangisi daha anlamsızdır../Hangi aşk gerçek bir aşktır..?/

Boşlukla eşdeğer bir ivme sağlayan ilişkilerin yapaylığını kabullenmemek../ Tebessümlerle örülü her başlangıcın acılarla unutuluşuna kendini inandırmamak belki de aşk dediğimiz kısa ömürlü paylaşım..Kimbilir..?/

Birkan Askan.