kadın

Mar 092013
 

Bütün gel-gitleri, kaprisleri, küçük simarikliklari, korkulari, hercailikleri, hayal kirikliklari, asklari, terkedisleri, basarilari, basarisizliklari, kurnazliklari, safliklari, çocuk agizlari, sirinlikleri, küçük yalanlari, israrciliklari, vazgeçisleri ve kocaman yürekleriyle kendi olmaya çalisan kadinlari tanimak kolay mi acaba?
Bir kadini sevmekle baslar her sey ama, bir kadini tanimakla varilir hayatin sirrina, tadina.

Bir kadini tanimak istediginizde zor ama keyifli bir yolculuga çikarsiniz.
Onlar, dört mevsimi bir yürekte bulusturur. Bu yüzden sizi sürekli sasirtirlar.

Sürprizlerinin ardi arkasi kesilmez. Kadinlari anlamak için onlara benzemeye çalismak gerekir belki de. Kendi zekasini hatirlatanlari, deger verenleri sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri bir de. Muson yagmurlari gibi yagarken aniden Sahra’da çöl firtinasi koparip, ardindan günes olup isitabilirler.

Sevgi arsizidir kadin. Verdiginden daha fazlasinii isteme bencilligini gösterecek kadar sevgi arsizi. Onun simaracagindan korkanlar, sevgiyi birlikte çogaltacaklarini bilmeyenlerdir.
Çünkü bir kadini tanimakla kanat çirpilir özgürlügün bütün maviliklerine. Caz ustasi Miles Davis, Kind of Blue koymustur bunun adini.

Kadin hem yaman bir ask avcisi, hem de engebeli yollarda kosan ask yorgunudur. Bir kadini tanimakla çikilir keyifli serüvenlere. Hayatla dalga geçmesini bilir çünkü kadin.
Tipki kendisiyle dalga geçmesini bildigi gibi… Tutkularin gücüne onunla tanik olunur. Göze alandir kadin.
Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vaz geçmeyi, karsilik beklememeyi bilendir. Mücadele eder, kizar, bagirir ama hep seven bir kadini
tanimakla baslar her sey. Bir kadini tanimakla bitmez kadinlar. Çünkü hepsi ayri bir dünyadir.

Oğuzhan Akay.

Ara 162012
 

imagesCAHJYSFOSürekli ilişkiler üzerine konuşulan, tartışılan, sonuçlara varılmaya çalışılan bir zaman dilimini yaşar olduk son günlerde.
Bir ilişkiyi sürdürebilmek için neler yapılmalı, neler yapılmamalı? Kadın olarak hangi taktikleri kullanmalı, nelerden kaçınmalı? Ya erkekler?
Bir kadın nasıl baştan çıkarılır ya da bir ilişki başarıyla nasıl sonlandırılır?
Bu tartıştıklarımız yaşamımızın bu alanında bizi nereden alıp nereye sürüklüyor acaba?

Standart kalıplara sokulmaya çalışılan ilişkilerin karşısında oldum hep. Beraberlikleri kendi içinde sınıflandırmak ya da isimlendirmek bana çok anlamlı gelmiyor. Hatta inanıyorum ki; aynı insan bile iki farklı ilişkide tamamen farklı davranabilir, farklı kişiliklere bürünebilir.
Dinamiği ayrıdır tüm birlikteliklerin. Çünkü; kişi, karşısındaki insanın değiştiğini zannederken her yeni ilişkide aslında değişen kendisidir.

Sevgi adına bir şeyleri bölüşmeye çalıştığımız tüm paylaşımlarda, kendimizden bir parçayı ortaya koyarız.
Kimi zaman kadın yanımızdır ortaya sürdüğümüz, kimi zaman içimizde bir türlü büyütemediğimiz küçük bir kız çocuğu.
Kimi zaman şehvetin tenimizi yakan, alev rengine bürünüp ateşe kayan yanı ön plana çıkar, kimi zamansa dostluk adına elimize uzanacak bir eldir beklentimiz.
Aslında, doğru yerden bakmayı başarabilirsek belki de kendimizi tanımanın en sağlıklı yolu bir ilişkiyi yaşama hatta belki de bitirme biçimimiz.

Beklentilerin farklı olduğu ikili ilişkilerde, tek tip tanımlamalarla yol göstermek, yarar değil zarar getiriyor. Bir başkasında başarılı olan yol, sizi yanlış yerlere sürükleyince sorgulamalar yapıcı değil yıkıcı bir hal alıyor aniden.
Aslında irdelenmesi gereken; denenip başarılı olduğu iddia edilen ilişki kalıplarını alıp ilişkiye aynen uyarlamak yerine; kendimizden ve karşımızdakinden beklentilerimizi sağlıklı bir harmanlamayla özümseyip kendi içsel yolculuğumuzda yeni bir yol açabilmek.

Dayatmalarla, kurallarla, standartlarla yönlendirilen insanların; tek tip ilişkilerin içine sokulmaya çalışıldığı tuhaf bir mecraya döndü aşk. Oysa farklılıktır aşkın temeli.

Eğer, herkesin yaşadığını düşündüğünüz bir ilişkinin içindeyseniz şöyle bir durup kendinizi dinlemenin zamanı gelmiştir derim ben. Heyecanların bile formülle sunulduğu, tutkunun siparişle katıldığı, sevginin acıyla sınandığı ilişkiler sorgulanmalı artık.
Bırakalım bu aşık olmanın ve aşkı korumanın en iyi yollarının anlatıldığı safsataları. Her birimiz kendi doğrularımızla, kendi beklentilerimizle, kendi kişiliğimiz ve hatta o anki gelişimimizle uyum sağlayacak aşkları yaşayalım.

Aşkta ne mutlu olmak şarttır ne mutsuzluk! Kendi bildiği yollarla gelip yerleşsin hayatımıza, bize katacağını katsın ve gitmek istediği zaman da lütfen bırakalım gitsin.
Zorla elde tutulmaya çalışılan her şey gibi, aşk da, baskıyla yüreğe oturtulduğunda anlamsızlaşıp değersizleşiyor.

Benim önerim; bırakın kendi bildiği zeminde aksın sevgiler yaşamda. Başka ellerin çizdiği yollarda kayboluyor anlamı ilişkilerin.
Herkesin kendi seçtiği ve şekillendirdiği ilişkiyi yaşama özgürlüğü vardır ve olmalıdır.

Her beraberliği kendi dinamiği ile kabullenirsek, her şey çok daha kolay olacak!
Değişimse eğer yaşamın gerçeği, hiçbir ilişki tekrarlamaz kendini!

F.Bilgili..

Mar 312012
 

Kadın aklı başındayken erkeği sever; ilişki devam ettikçe ruh haline bakar; çıldırmak üzereyken de çeker gider…
‘Çıldıracağım artık, şu yaptığına bak!’ diyen bir kadını, bu sebeple mutlaka dikkate alınız.
Size göre kadınsal sayılan mazeretler, kadınsal arızalara dönmeden duruma müdahil olmazsanız, o sizi her halinizle seven kadın, sizden öyle bir gider ki ardına bile bakmaz.

Peki, kadın neden çıldırır:

İlişkinizin rengi siyah ve beyaz arasında gidip geliyorsa; ondan maviyi, pembeyi, yeşili, kırmızıyı,vs…esirgiyorsanız bilin ki sadece iki renkle hayat geçmez! Önceleri kendi kendine düşünen kadın, bir süre sonra çevresiyle siyahı ve beyazı paylaşacaktır.Çok ses, çok yorum…

Ona sizin için ne kadar değerli olduğunu uzun uzun anlatmak yerine gösterin! (En etkileyici erkek tavrıdır)

Hayatınızda öncül olanların, işiniz, aileniz ve arkadaşlarınız olduğunu gözüne gözüne sokmayın.Unutmayın herkesin bir ailesi, işi ve dostları var.Yani bu üçgen sadece erkeklere özgü değildir.

Onu hayal kırıklığına uğratacak tarzda davranmayın; çünkü hayallerinin artık boş olduğunu düşünen bir kadını asla yanınızda durduramazsınız.

Bu hayat iki kişilik değildir; ama aşk -eğer gerçek aşksa- sadece iki kişi arasında yaşanır.Sizinle ilgili aklında şüpheler oluşmuşsa, zaten ipin ucu kaçmaya başlamış demektir.Kayıp geceler, onun yanındayken sessize alınmış veya kapatılmış cep telefonu, ekranda belirir belirmez silinen cep mesajları gibi…

Geçmişteki aşklarınızı yüreğinizin bir kenarında ille de tutmak istiyorsanız tutun bir lafım yok; ama sevgiliniz sizin arkadaşınız değildir. Ne kadar samimi görünürse görünsün, ne kadar anlatılarınızdan hiç rahatsız olmayacak kadar rahat davranırsa davransın asla geçmişteki aşk anılarınızı onunla paylaşmayın.

Aşkın kıyısından ne kadar uzaklaşırsanız kadın da sizden o kadar uzaklaşacaktır.Hayat mücadelesi filan derken unuttuğunuz ve nedense bıraktığınız yerde durduğunu düşündüğünüz kadının artık ilişkiyle ilgili sancıları başladıysa, bilin ki çok kısa bir süre sonra o sancıları aynı şiddette siz de çekeceksiniz demektir.

Kadınlar zariftirler ve onların kırılmaları da an meselesidir.’Kadın unutur; ama neyi unuttuğunu asla unutmaz’ mantığını siz de mümkünse unutmayın.

Zor günler geçiriyorum, diyen bir kadının eğer o günlerinde yanında olamıyorsanız vay! halinize. Zira bu tavrınızın affedilebilmesi gibi bir şey, söz konusu bile olamaz.

Çiçek almak erkekliğinize zeval getirmez; bilakis erkekçe bir tavır, bir duruştur bir kadını çiçekle karşılamak.

Bir kadınla tartışmaya asla girme, martavalına inanmayın.Eğer kadın onu rahatsız eden konuyu sizinle tartışamazsa geceyse sabaha, sabahsa geceye kadar kendi kendine kurar.

Onu özlediğiniz için arayın, aramak zorunda hissettiğiniz için değil.Zoraki bir aramayla, içinden gelerek arama arasındaki farkı anlayacak kadar zekidir kadın.

Haftada en az iki kere görüşmediğiniz bir kadının aşkının her geçen gün daha da büyüyeceğini, özlemin tutkuyu kamçılayacağını filan düşünmek yersizdir.(Eğer siz Finlandiya’da o Türkiye’de yaşamıyorsa tabii) Aynı kentte yaşayıp haftalarca görüşemediğinizden yakınmanız bile, zamanla geçerli sebepleri de geçersiz hale getirecek böylece iş çığırından çıkmış olacaktır.Tüm zamanlarını bir sevgilisi olduğu halde yalnız geçiren bir kadın, ilişki bitse de farkı uzun süre anlayamayacağından, ayrılık acısını doğal olarak çekemeyecektir.

Yalan söylemeyin.Bir gün bir yerde, yalan söylediğiniz ortaya çıkınca utanan siz olacaksınız; sizden uzaklaşan da kadın.Beni yalan söylemeye sen itiyorsun, savunmanız ise bahane bulmaktan başka bir şey değildir.

Şehir dışına çıktığınızda sevgilinizi yaşadığınız kentte unutmayın.Kalbimdesin; yoğundum seni arayamadım tatlım, saçmalığınıza hiçbir kadın inanmaaaaz ! Şaşıp inansa da bu inanış uzun sürmeeeeez.

Yukarıda daha aklıma gelmeyen yüzlerce sebeple kadın çıldırabilir.Sözüm her zaman olduğu gibi böyle davranan erkekleredir.Kimse durup dururken üzerine alınmasın yani : )

Bir kadının çıldırdığını anlamaksa hiç zor değildir;tıpkı onu çıldırttığınız gibi…
Nedir sonuç: Kadın gider.Gittikten sonra da ne başka kadınlarla geçirdiğiniz keyifli vakitler onu ilgilendirir, ne de sizin onun hakkında artık ne düşündüğünüz.Eeee, artık çıldıran bir kadından da incelik beklemek ayıp ve de günahtır!

B. Edisan.